Bizim deniz

10 Ocak 2018 | Kategori: blog

          Nickiniz:   

Varsa Şifreniz: 

                  

Bizim deniz

Etraf serin değil. Saat, bugünü sonrası güne devretmiş. Üstümüzde dolunay, altımızda Akdeniz. Gemi uslu. 1/2 yöntemin tatlı esintisi: Adeta yüzümüzü okşuyor… En üst arka güvertede, 19. asırdan kalma sepya rengarenk bir fotoğraf gibiyiz. Tik ağacı şezlonglara uzanılmış, içkiler yudumlanıyor. Gemi barında yok yok. Ama “ne olabilir, ne olmaz”cılardanım. Ya popüler malt viskimi bulundurmuyorlarsa… Müdebbir seyahat tedbirini almalı: “Ne yazık ki yok” yanıtıyla kamaramdan getirttiriyorum. İtalyan barmen hem bir servis etmekte hem bir de haber veriyor: “Gelecek sefere kesinlikle bulunduracağız.”
İtalya’ya gerçek ilerliyoruz. Sağımız deniz. Solumuzda da masif siyah var. Ara sıra ışığıyla daşamada. Aklıma Braudel geliyor: “Akdeniz Dünyası”. Bu “tarihi kocaman denizin” muadil hikâyesini yazan Fransız: “Akdeniz bir
gaziantep escort
denizler bütünüdür. Yaşamı karanın öyküsüne karışmıştır. Akdeniz bununla birlikte zeytin ağaçlarının, üzüm bağlarının da denizidir.”
Bir Provence atasözü: “lanso la mare a tente’n terro / denizi methet ve karada dur”. Sakın bu “Provance ahalisi” Türk olmasın? Bizden kopya çekmiş gibiler… Kıyıdan kopamayışımız… Gece ilerliyor. Yol yorgunu yolcular kamaralarına çekilmiş. Artık enerjim tavan: Çevreyi kolaçan ediyorum. Nafile merak: Gece takımı, bar, çoğalış boşalmış benzeri. Yatmadan “Kamaranın verandasındaki şezlonguma uzanayım”diyorum. Belli belirsiz bir deniz çırpıntısı. Adeta birisi beşiğimi sallıyor.

Yorum Yapın