DÜNYANIN MERKEZİ YİNE KATNISS

03 Kasım 2017 | Kategori: blog

          Nickiniz:   

Varsa Şifreniz: 

                  

DÜNYANIN MERKEZİ YİNE KATNISS

Katniss’i günümüzün gençliğinin gözünde kımetli kılan tam da bu tavrı değil mi? Sevdikleri, onun amaçlı devrimden öncesinde geliyor. O, mantık değil, his insanı. İsyan onun zihninde değil, kalbinde. Yalnızca ailesini, Gale’i (Liam Hemsworth), Peeta’yı değil sokak dostları Haymitch’i (Woody Harrelson), Effie’yi (Elizabeth Banks) de bir sürü seviyor. Her Biri onun imajıyla ilgilenirken, o sevdiklerinin iyiliğinden yabancı bir birşey düşünmüyor. “Alacakaranlık”ı çocuk kızlar amaçlı kımetli yapan unsurlardan biri, herkesin Bella’yı muhafaza etmek amaçlı rekabete girmesiydi. Bella bir çeşit prensesti. “Açlık Oyunları”ndaki Katniss de hemen hemen dünyanın merkezi konumunda.

İlk iki filmde iktidar, üçüncü filmde ise başkaldırıcılar onun imajını kullanmak talep ediyor. Şayet Katniss’in asıl görüntüsü samimiyeti, başına buyrukluğu ve fevriliği. Günümüzün gençleri de toplumun çizdiği imajlara mahkûm olmayı reddetmiyorlar mı? Bizzat kimliklerini, hakikat yaşamın, rekabetin ve “savaş”ın içerisinde hislerini izleyerek bulmak istemiyorlar mı? İlk filmden itibaren etrafındaki tüm büyüklerin ona mantık verdiğini şayet Katniss’in bu tavsiyeleri dinleyerek değil, içgüdülerini izleyerek efsane meydana geldiğini düşünürsek, “Açlık Oyunları”nın asıl probleminin devrim ya da isyan değil, çocuk bir kızın büyüme öyküsü meydana geldiğini ek olarak sıkı anlayabiliriz.

Yorum Yapın